24 Ocak 2008 Perşembe

Yahudilik,Hristiyanlık,İslam Nasıl Doğdu?

Aslında tüm hikaye MÖ.10.000 yılda buzul çağından çıkan dünyada uygarlıkların avcı-toplayıcı durumlarından çıkıp yerleşik hayata ve tarım toplumuna geçmesiyle başladı.

İnsanlar hayvan avlayarak,meyve toplayarak yaşamlarını sürdürürken ekinle,bitkilerle tanıştılar.

Bu insanlığın gelişme aşamasında bir dönüm noktasıdır.

Etler ve meyveler uzun süre saklanamıyordu,oysa bitki tohumları yıllarca bozulmadan saklanabilmekteydi.

Dünya zaten buzul çağından çıkmış,hava heryerde ısınmaya başlamıştı.Önce ısınan yerler doğal olarak önce çöl oldu..

Zamanla nasıl ekip biçileceğini öğrenen insanoğlu aynı dönemlerde hayvanları da evcilleştirmeye başlamıştı.

Böylece göçebe yaşamlar yavaş yavaş biterek yerleşik tarım ve hayvancılık dönemine girildi.

Yeni beslenme şekli toplu halde yaşamayı gerektiriyordu,yavaş yavaş köyler,kasabalar,ilk şehirler kuruldu.Küçük insan grupları,kabileler kendi içlerinde kendi kuralları ile yaşarken diğer kabilelerle yan yana gelince yeni sosyal kurallar gerekliydi.

İşte bu ilk kurallar dinlerin temelini oluşturdu.Değişik kabilelerin efsaneleri kulaktan kulağa yayıldı,dini kaynaklara eşlik etti.

İnsan bu yeni yaşam şeklini,tarım ve hayvancılığı sevdi.Toprağa ve ondan gelenlere tutku ile bağlandı.Toprağı yüceltti*


Bir tohumdan toprakta büyüyüp gelişen bitkiler,çiçekler ona insanın da topraktan yaratıldığı sonucuna götürdü.

İnsanın topraktan yaratıldığı fikri ortaya çıktı.


Buğdayı da kutsal saydı.(Anadolu'da yere düşen ekmek dua ile yerden alınır,bu aslında islami kökeni olan bir ritüel değil,toprağın mirasıdır)


Beraber yaşayanlara liderler de gerekliydi,en güçlü olan o yerleşim yerinin yöneticisi oluyordu,büyük yerleşim yerlerinin liderleri daha güçlü oluyordu.En büyük yerleşim yerinin lideri en güçlüsü oluyordu.

İki lider olmuyordu,eğer liderliğe aday olan varsa lider adayları savaşıyor,sonuçta tek kişi lider oluyordu.

İnsan Tanrı'nın da tek olması gerektiği sonucuna buradan varmıştı!



3 tek tanrılı inancın çıkış yeri Mezopotomya bölgesidir.Bu bölgenin halklarının efsaneleri,beraber yaşama kurallarından Tevrat doğdu.

Tevrat Sümer,Asur,Babil halklarının eski efsaneleri ve yasalarından yazılmış bir kitaptır.



Tevrat'ın,yahudiliğin sert uygulamaları çok can yakmaya başlayınca İsa'nın (belki hiç yaşamadı) havarileri görece daha ılımlı olan İncil'i yazdılar.


Dinlerin toplumları yönlendirme,güç,ganimet kazanma başarısını ticaret hayatında yaptığı geziler sırasında fark eden Muhammed Tevrat ve İncil'lerden yararlanarak yardımcıları ile beraber Kuran'ı yazdı.Eskilerin masalların üzerine kendi kurallarını ekledi.

Bu sayede güç elde etti,harem kurdu.

user posted image

Sümerde Gılgameş Efsanesi,3 Dine Nuh Tufanı Olarak Geçti.

user posted image

Grafikte "agriculture begins"yazan tarihlerde insan tarım yapmaya başladı.Toprakla tanıştı.

user posted image

Eskinden kadınlar doğurganlığı nedeniyle kutsal görülür,tanrıça olarak tapılırdı.Anadolu'nun ana tanrıçası Kybele,Kibele..kültürel etkileşim nedeniyle müslümanların Kıblesi oldu.


http://fikirsel.ipbfree.com/index.php?showtopic=132

4 yorum:

Ck dedi ki...

Bir çok çelişki ve yetersiz blgi barındıran bu yazıyla kimse ateist olmaz. Tersine adamın imanı tazelenir. Sadece hayal kurmuş ve yazıya dökmüşsün.

Özge dedi ki...

Çok basit bir anlatım olmuş aslında, ama özetle böyle. Dinin temeli ve kökeni insanın egosuna kadar dayanan çok daha derin bir temele sahiptir.

Adsız dedi ki...

Carl Sagan "Kanıtın yokluğu, yokluğun kanıtı değildir.." derken aslında ters bir mantıkla çok doğru söylemiş.. İnanmak istemeyene Allah'ın varlığını kabul ettirmek nafile bir uğraşmış; bunu çok iyi anladım.
Sizi ifade edebilecek tek söz herhalde şu olurdu: "Ol mahiler ki derya içredir, deryayı bilmezler.."
Gözünün önündeki gerçeği göremeyecek kadar akılları körleşmiş insanlardan olmamanız duasıyla sizin için sadece hidayet diliyorum..

CultureClub dedi ki...

Özge,
Bu konuyu ayrıntılı olarak yazsak ciltler dolusu yazmamız gerekir.Bu kadar uzun,ayrıntılı bilimsel yazılar genel okuyucuyu sıkar.Yapmaya çalıştığımız az ,öz bilgi ile okuyucuyu kuşkulandırıp araştırmaya yöneltmektir.