♣ Mısır'da M.Ö. 1350 yıllarında başa 4.
Amenofis (Amenophis)
(TUTANKAMON'un kayınpederi) geçti.
♣ Bilindiği gibi, tek tanrılığı ilk defa
Amenofis ortaya attı. Çok tanrısı olan bir
evrende kargaşalık olur yaklaşımı ile tanrı
sayısını bire indirdi (yani tek tanrılılık
semavi dinlerin değil Amenofis'in fikridir).
Tahta çıkar çıkmaz tanrılar tanrısı
AMON-RA'yı ve diğer tüm tanrıların
(Maat, Hathor, İsis, Nephthys, Set, ...)
adını tapınaklardan sildirdi ve bir yasayla
sadece tek bir tanrıya tapınılacağını
emretti. Tek bir tanrı vardır o da güneşin
kendisi "ATON' dur, dedi. Böylece
dünyada ilk defa tek tanrılı Aton Dinini
(Atenism bazen Atonism) kurmuş oldu.
♣ TEB rahipleri . Amenofis bu yaklaşımına
büyük tepki gösterdiler.
♣ 4. Amenofis adını değiştirerek, her şeyin
yaratıcısı ve güneşin sevgilisi, Aton'a hizmet
eden anlamına Akneton (Akhenaton) adını aldı.
Bir de Aton'a şiir yazar:
♣ Akhenaton'un tanrı Aton'a yazdığı bir şiir:
Tanrı uludur, birdir, tektir
ondan başkası yoktur.
Bir tanedir,
o'dur her varlığı yaratan,
bir ruhtur tanrı, görünmeyen bir ruh,
ta başlangıçta vardı tanrı,
tek varlıktı o.
Hiç birşey yokken o vardı.
Herşeyi o yarattı,
ezelden beri süregelen varlığı,
ebediyete kadar sürecek,
gizlidir tanrı, kimse görmemiştir onu.
İnsanlara ve yarattıklarına sır kalır her zaman.
♣ Daha sonra yüzyıllar boyu eski Mısır'ın başkenti
olan, Amon kültürünün de merkezi sayılan,
Karnak tapınağının bulunduğu Teb'i terkederek,
yeni başkent ilan ettiği 'Güneşin Ufku ' anlamına
gelen Akhetaton şehrine yerleşmiştir.
♣ 4. Amenofis TEB'den ayrılıp göç etmesine
karşın, TEB rahipleri tarafından öldürüldü.
♣ Ölümünden sonra bu din TEB rahiplerinin etkisiyle
yasaklandı. Daha önceki tanrılar yine sahneye
çıktı. AMON-RA en büyük tanrı oldu (bu tanrıya
dua etmek için ya rab ya da ya rabbim dendi, bu
sıfat ilk olarak Tevrat'a sonra İncil'e en sonunda
da Kuran'a geçti); duaların kabulü için, duaların
sonunda en büyük tanrı adına, Amon ya da Amen
adına bir bağlama yapıldı. Bu da üç semavi
dindeki duaların sonunda amen ve amin
kelimesini oluşturdu.
Bazı kaynaklarda Amenofis
(Tanrı Aton'un dünyadaki temsilcisi olduğunu ileri
sürerek, yani ilk olarak dünyada peygamberlik ilan
ederek), okunan duaların sonuna, adından
kaynaklanan amen kelimesinin eklenmesini
emretti ve bu gelenek Musa tarafından Tevrat'a
taşındı ve sonunda 3 dinin de dualarına girdi.
Amen kelimesi zamanla değişerek 'Amin'e
dönüştü.♣ Mısırlılar daha önce de ruh dünyasına ve insanın
ölünce ahirette gideceğine, mahşer günü "Yargıç
Allahın" giden kişinin iyiliklerini ve kötülüklerini
tartacağına, iyi ise kişinin ebedi cennete giderek, daha
sonra ortaya çıkan semavi dinlerde tariflendiği gibi çok
rahat yaşayacağına, kötülükleri fazla çıkarsa
cehenneme giderek orada yanacağına, sonsuz eziyet
çekeceğine inanılıyordu.
♣ Yahudiler, bir anlamda Museviler, bir zamanlar
bugünkü Mezopotamya bölgesinin içinde yer alan Uruk
şehrinde yaşayan bir kavimin, İbrahim Peygamber
önderliğinde, Uruk şehrinden kovularak, Haran'a
yerleşmesi ile tarih sahnesine çıkmış; oradan da
bugünkü Filistin topraklarına göç etmişlerledir. Filistin'e
geldiklerinde oranın yerli halkı, bugünkü Filistinliler yeni
gelen kavime kucaklarını açmışlardır. O günkü Filistin
halkı Kenanlar olarak adlandırılıyordu. Gelen kavim
burada da tutunamadı ve Mısır'a göçtü.
♣ 4. Amenofis, Filistin'den Mısır'a göç eden Yusuf ve
kavimi ile Musa arasındaki bir tarihte yaşamıştır. Yani
Musa, hem Aknaton'un öğretisini bire bir yaşamış ve
öğrenmiştir hem de 2. Ramses döneminde yaşamıştır
ve 2. Ramses'ten İsrailoğullarına eziyet etmemesini
istemiştir. Hz. Musa, 10 emrin de yazılı olduğu Akneton
tapınaklarında yazılı olan tek tanrılılığa, yani Allah'a
inanmıştı.
♣ Daha sonra 2. Ramses tahta çıktı ve bu dönemde
Akneton'un tek tanrılı inancı bırakılarak, eski inanca geri
dönüldü.
♣ Hz. Musa ve yedek ya da yardımcı peygamber olarak
bilinen Hz. Harun aynı zamanda yaşadılar ve her ikisi de
Firavunla (yani 2. Ramses ile) çatışmaya girdiler
(Kuran'daki Araz suresi 132. ayette de değinildiği gibi).
♣ Allah (her üç dinde de söylendiği gibi) Ramses'e ceza
verir; ilk olarak (7 sene süren) kuraklık başladı; Nil nehrinin
seviyesi düştü; aşırı sıcaklıklar oldu (Kuran'daki Zülküf
suresi 51. ayette de değinildiği gibi). Tufan oldu, çekirge
istilası yaşandı, buğday güvesi musallat oldu (Kuran'a
göre).
♣ Musa'nın bu felaketlerden yararlanarak halkı kışkırtacağını
hisseden, tek tanrılığı reddetmiş olan Ramses, Musa'yı
kavimi ile birlikte Filistin'e göçe zorlar. Ancak, Ramses,
kendine haber vermeden kavmini peşine takarak göç
etmeye kalkışan Musa'nın peşine düşer ve onu Sina
Yarımadası'nda yakalar. Kavminin bir kısmı Musa'ya baş
kaldırır: Köleydik ama yaşıyorduk, şimdi Firavun bizi
öldürecek derler. Musa ise: Allah bana yardım edecek
diyerek, asasını vurur ve Kızıl Deniz'i ikiye ayırarak kendi
kavmini (13 kavimden 12'sini) selametle geçirir; Firavun
ise askerleri ile birlikte Kızıldeniz'in tekrar kapanan
sularında helak olur (Kuran'daki Yunus suresi 93. ve Araz
suresi 131. ayette de değinildiği gibi).
♣ Musa ve kavimi, Allahın İsrailoğullarına vaat ettiği
topraklara doğru yol alırlar ve bugünkü Filistin'e
yerleşirler. Türkiye'de Urfa, Mardin, Midyat ve
Mezopotamya da, bugün Irak toprakları içinde yer alan
Uruk şehrinin bulunduğu yer ve çevreleri de Tanrının
İsrail oğullarına vaat ettikleri topraklar içerisinde kalır.
Esasında bu hususlar Kuran'da da yer aldığı için,
Müslüman'ım diyen herkese bunun gereğini yapması
farz kılınmış demektir.
♣ Kutsal kitaplara göre Kudüs'te Allah'a ait ilk tapınak
yapılır. Tarihsel bilgilere göre de Allah'a ait ilk tapınak
Akneton tapınağıdır; çünkü tek tanrılılık ve Allah
tanımı, namaz, sünnet, cennet, cehennem, kurban,
ahiret, mahşer, kıyamet vs. bu tapınağın inanç
sisteminin içinde yer alıyordu ve Musa'ya tanrı
tarafından indirildiğine inanılan 10 emir de Akneton
tapınağının giriş sütunlarında yazılıydı.
♣ Dört semavi dinde de, yaratılış mitolojisi, günlük işlerin
düzenlenmesi ve ahiret işleri, bir taraftan kökleri Uruk
şehrine kadar uzanan ve İbrahim Peygamber ve kavimi
tarafından daha batıya taşınan Ön Asya ve
Mezopotamya inanç ve öğretisine (örneğin şeri
kanunlar), bir taraftan da Musa peygamber tarafından
Filistin'e taşınan Akneton Tapınağının öğretisinin
yoğrulmasıyla ortaya çıkmış görünmektedir.
Prof.Dr.Ali Demirsoy